ÖZEL HABER – Dünyanın en büyük teknoloji fuarı CES (Tüketici Elektroniği Fuarı), 7-9 Ocak 2026 tarihlerinde Las Vegas’ta teknoloji dünyasını bir araya getirmeye hazırlanıyor. Fuar öncesinde fuarhaber.online’ın sorularını yanıtlayan CES Başkan Yardımcısı ve Fuar Direktörü John T. Kelley, yapay zeka devriminden sağlık teknolojilerine ve Türkiye’nin inovasyon ekosistemine kadar kritik başlıklarda çok özel açıklamalarda bulundu. Kelley, Türk firmalarının mühendislik yeteneklerine dikkat çekerek, “Türkiye, küresel teknoloji endüstrisinde itici bir güçtür” dedi.

Yapay Zeka Kavramdan Gerçeğe Dönüşüyor

Yapay zekanın (AI) artık sadece bir “konsept” olmaktan çıktığını ve CES 2026’da endüstriye ve günlük hayata entegre olmuş en somut örnekleriyle yer alacağını belirten Kelley, yapay zekanın fuar alanının tamamında kendini göstereceğini vurguladı. Kelley, “Mobiliteden robotiğe, dijital sağlıktan otomotive, tarımdan üretime ve ötesine kadar tüm büyük pazarlarda yapay zeka entegrasyonu sergilenecek” dedi.

Kelley, CES 2026’da üretkenliği, müşteri deneyimlerini ve tıbbi gelişmeleri artırmak için daha fazla yapay zeka ajanı, dijital ikizler ve akıllı gözlükler gibi cihazlarda yapay zeka ve robotik görmeyi beklediklerini belirterek, inovasyonla nelerin mümkün olduğunun gözler önüne serileceğini ifade etti. Özellikle “Fiziksel Yapay Zeka” olarak tanımlanan robotik teknolojilerin evleri daha akıllı hale getirdiğini, tarımsal üretimi artırdığını ve fabrikalardaki güvenliği ve operasyonları iyileştirdiğini sözlerine ekledi.

Kelley, bu alanda Türk firmalarının da rol alacağını şu sözlerle ifade etti:

“Türkiye’den Archi’s Academy, Digiforming, MAVIOS Aviation, Pro Sicht ve Tech2Biology gibi şirketler, en son yapay zeka gelişmelerini CES’te hayata geçirecek.”

Yeni Bir Merkez: “CES Foundry”

Kelley ayrıca, yapay zeka ve kuantum teknolojilerindeki ilerlemelerin piyasaları dönüştürdüğüne dikkat çekerek, CES 2026’ya “CES Foundry” adında yeni bir destinasyon eklediklerini duyurdu. 7-8 Ocak tarihlerinde Fontainebleau Las Vegas’ta yer alacak bu yeni merkez; yenilikçileri, yatırımcıları ve hükümet yetkililerini bir araya getirecek. CES Foundry, AI ve kuantum teknolojilerinin inovasyonun bir sonraki çağını nasıl tanımladığını keşfetmek üzere sürükleyici tartışmalara ve demolara ev sahipliği yapacak.

Sağlık İnovasyonunun Merkezinde Türk İmzası

Türkiye gibi sağlık turizminde önde gelen ülkeler için CES 2026’daki en büyük fırsatın nerede yattığı sorusuna Kelley, sağlık teknolojilerinin fuarın tam kalbinde yer alacağını belirterek yanıt verdi. Kelley, “Dijital sağlık teknolojisi, uzun ömürlülük ve erişilebilirlik yönetimi de dahil olmak üzere, hastanelerde ve evde geleneksel sağlık hizmeti sunumundaki boşlukları dolduran en son gelişmeleri öne çıkaracak” dedi.

Evde ve ofiste yapay zeka destekli taramaların hassas teşhis ve tedaviyi geliştireceğini vurgulayan Kelley, bu alanda Türk firmalarının geliştirdiği çözümlerden övgüyle bahsetti:

“Örneğin Türkiye’den TRAICK AI, tiroid ve meme hastalıklarının erken ve doğru teşhisini desteklemek için ultrason görüntülerini analiz eden gerçek zamanlı yapay zeka araçları geliştiriyor. Gerçek zamanlı hasta verilerini toplayarak sürekli ve kişiselleştirilmiş uzaktan bakım sağlayan dijital terapötikleri göreceğiz.”

Kelley, CES’in sağlık inovasyonunun bir sonraki dalgasına ev sahipliği yapacağını belirterek, bu dalganın içinde ARCH Technology, Argeron Medikal, Vagustim ve Viseur AI gibi Türk şirketlerinin de yer alacağını sözlerine ekledi.

Fiziksel Katılımın Gücü Ortaya Çıkacak

Teknolojinin sınır tanımadığı bir dünyada neden fiziksel olarak orada olmak gerektiği sorusuna Kelley, “sezgisel içgörü” vurgusuyla yanıt verdi. Türk yöneticilerin fuarda sadece ürünleri değil, küresel rekabetin evrimini göreceğini belirten Kelley, “Liderler fuar alanında sadece teknolojiyi görmez; piyasa güvenini hisseder, potansiyel ortaklıkları keşfeder ve dünyanın yenilikçilerinin gerçekten hangi sorunları çözmeye çalıştığını fark eder” dedi.

CES’in şirketlere inovasyonu küresel ölçekte sergileme fırsatı sunduğunu hatırlatan Kelley, fuarın “büyüsü” olarak tanımladığı “serendipity” (tesadüfi keşif) kavramına da dikkat çekti:

“Fuarda ‘serendipity’den çok bahsederiz. Toplantılar arasında yürürken veya bir konferansta yaşadığınız o şans eseri karşılaşmalar… CES’te yapılan yüz yüze işin yerini hiçbir şey tutamaz.”

CES’in şirketlere inovasyonu küresel ölçekte sergileme fırsatı sunduğunu hatırlatan Kelley, Türk şirketleri için şu kritik değerlendirmeyi yaptı:

“Yeni pazarlara açılmak isteyen Türk şirketleri için CES; dünyanın dört bir yanından yatırımcıları, alıcıları, üreticileri, perakendecileri ve medyayı kendine çeker. Tüm küresel teknoloji ekosistemini iş yapmak, ortaklıklar kurmak ve anlaşmalar yapmak için bir araya getiren başka bir iş etkinliği yoktur.”

“Turcorn Pavilyonu”nda 35’ten Fazla Türk Girişimi

Bu fiziksel etkileşimin en somut adreslerinden birinin de Eureka Park olacağını belirten Kelley, Türk ekosistemi için heyecan verici bir detayı paylaştı.

Kelley, “CES’e katılanlar, Eureka Park’taki Türkiye Turcorn Pavilyonu’nda 35’ten fazla Türk girişimiyle tanışma ve ağ kurma fırsatı bulacak. T.C. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı tarafından desteklenen bu girişimler, Türkiye’nin inovasyon manzarasının geleceğini sergileyecek” ifadelerini kullandı.

Türk Mühendisliğinin Farkı: “Pazara Hazır Çözümler”

CES’in dünyanın dört bir yanından inovasyonu ağırladığını hatırlatan Kelley, Türk firmalarının fuara kattığı en belirgin özelliği ve gücü “uygulanabilirlik” olarak tanımladı.

Kelley, “Türk şirketleri, ileri mühendisliği ölçeklenebilir, maliyet etkin ve pazara hazır çözümlere dönüştürme yetenekleriyle öne çıkma eğilimindedir. Bu durum Türkiye’yi sadece gelişmekte olan teknolojilerin bir kaynağı olarak değil, aynı zamanda icat kadar uygulama, entegrasyon ve hızın da giderek önem kazandığı uluslararası inovasyon ekosistemlerine güvenilir bir katkı sağlayıcı olarak konumlandırıyor” değerlendirmesinde bulundu.

Gerçek Dünya Sorunlarına Çözüm Üreten Girişimler

Türkiye’nin büyük bir startup ekosistemine sahip olduğunu ve teknolojiye yatırım yapmaya devam ettiğini belirten Kelley, Eureka Park’ta sergilenecek Türk girişimlerinin “gerçek dünya sorunlarını” çözmeye odaklandığını vurguladı.

Kelley, bu vizyoner firmalardan bazılarını şöyle sıraladı: “Atık suları arıtan Algbio, tarım teknolojileri şirketi ANT Systems Nano Tech, akıllı elektrikli araç şarj pazaryeri sunan Chargemate ve karbon yakalama ile temiz teknolojiler için gelişmiş malzemeler geliştiren Helios… Bu Türk katılımcılar, diğer pek çok katılımcıyla birlikte hayatları değiştirecek ve dünyamızı iyileştirecek.”

“Türkiye Küresel Teknolojinin İtici Gücü”

Türkiye ile CES arasındaki bağın her geçen yıl güçlendiğine dikkat çeken Kelley, önümüzdeki 5 yıl için beklentilerini paylaşırken Türkiye’yi “küresel teknoloji endüstrisinde itici bir güç” olarak tanımladı.

Kelley, “Hızlı büyümesi, güçlü hükümet desteği ve yüksek nitelikli yetenek havuzu, Türkiye’nin gelecekteki teknolojik ilerlemeleri için sağlam bir zemin hazırlıyor. Önümüzdeki yıllarda yapay zeka ve robotikten dijital sağlığa, tarım teknolojilerinden mobilite ve üretime kadar tüm pazarlarda Türk şirketlerinden güçlü bir ivme görmeyi bekliyoruz” dedi.

CES’in sadece yenilikçileri değil, politika yapıcıları da sürece dahil ettiğini vurgulayan Kelley, sözlerini şöyle noktaladı:

“CES olarak sadece yenilikçileri değil, aynı zamanda hükümet yetkililerini ve kamu kurumlarını da küresel teknoloji topluluğuyla doğrudan etkileşime girmeye aktif olarak davet ediyoruz. Bu etkileşim; politikanın, yeteneğin ve yatırımın gelişmekte olan trendlerle uyumlu hale gelmesine yardımcı oluyor.”

TAHSİN ERKİN ERK