Zeytinyağı sektöründe %40 rekolte düşüşüyle “yok yılı” yaşanırken, Ayvalık Zeytinyağı markalaşma ve teknoloji odaklı yeni bir döneme giriyor. Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, taklit ve tağşişin önüne geçmek amacıyla başlatılan karekod uygulamasından ambalajlı ihracat hedeflerine kadar sektörün geleceğini şekillendirecek kritik açıklamalarda bulundu.

Sektörün Vitrini: 250 Yaş Üstü Ağaçların Mirası

Ayvalık, 2 milyon 200 bin zeytin ağacıyla Türkiye zeytinyağı üretiminin merkez üslerinden biri konumunda. Bu ağaç varlığının 1 milyon 180 bininin 250 yaş üzerindeki asırlık ağaçlardan oluşması, bölgenin üretim kalitesini dünya standartlarının üzerine taşıyor.

Ayvalık Zeytinyağı’nın sektördeki konumuna dikkat çeken Ayvalık Ticaret Odası Başkanı Ali Uçar, “Ayvalık, sahip olduğu marka değeri ve marka sayısı ile zeytinyağı sektörünün vitrinidir. Yurt dışında olmamız gereken yer, kaliteli bir şekilde restoran masalarının üzeridir. Türkiye’nin geleneksel değeri olan zeytinyağında üretici korunmadan, ihracat sürdürülebilir hale getirilmeden ve değer zinciri güçlendirilmeden sektörün büyümesi mümkün değildir. Öncelikli olarak tüm yetkili kurumları üreticinin ve markalaşmanın yanında durmaya davet ediyoruz” diyerek stratejik önceliklerini vurguladı.

Karekod ile “Güvenilir Dijital İzleme” Dönemi

Sektörün en büyük sorunu olan taklit ve tağşişle (ürüne başka yağ karıştırılması) mücadele etmek için Ayvalık’ta dijital bir seferberlik başlatıldı. Balıkesir Tarım İl Müdürlüğü ile yürütülen “Organik Zeytin Köyü” projesi kapsamında, ürünün tarladan sofraya tüm yolculuğu şeffaf hale getiriliyor.

Yeni sistemin detaylarını paylaşan Uçar, “Burada esas ihtiyaç ‘güvenilir dijital izleme + kimlik doğrulama’ bileşenlerinin birleşimidir. Balıkesir Tarım İl Müdürlüğü’nün organik zeytinyağı üretimi ile ilgili Ayvalık ilçesi içinde seçilen pilot bölge Mutluköy ve Murateli kırsal mahallelerine yönelik hazırlanan 3 yıllık ‘Organik Zeytin Köyü’ projesi çalışması bulunmaktadır. Burada sistem Çiftçi Kayıt Sistemi’ne bağlı olarak parsel bazlı izlenebilirliği sağlamaktır. Karekod uygulamasını gerçekleştirdiğimizde üreticinin kimliği, zeytinin hangi bahçeden geldiği, hasat zamanı, analiz sonuçları, duyusal analiz doğrulaması, coğrafi işaretin ilgili kurumdan kontrolü ve hakiki Ayvalık Zeytinyağı olup olmadığı anında görülebilecek” sözleriyle şeffaflığın önemine değindi.

Rekoltede Düşüş, İhracatta Stratejik Beklenti

2025-2026 sezonunda rekoltede %40’lık bir düşüş öngörülürken, maliyetlerin artması üretici üzerindeki baskıyı artırıyor. Ancak 2026-2027 sezonu için “var yılı” beklentisi, sektörde iyimser bir hava yaratıyor.

İhracat potansiyeline yönelik öngörülerini paylaşan Ali Uçar, “Dış ve hedef piyasalara bağlı olarak ihracat için 2022-2023 sezonunda olduğu gibi bir fırsat yılı olabilir. Dış piyasalara çalışıldığı taktirde 700-800 milyon dolar arası ihracat gerçekleştirebilir. Ambalajlı ürün ihracatı yüzdesi arttırılmadıkça, beklenen katma değerin gerçekleşmesi de zor” ifadelerini kullandı.

Lisanslı Depoculuk ile Fiyat İstikrarı

Güney Marmara Kalkınma Ajansı koordinasyonunda hayata geçirilen 6000 tonluk “Kuzey Ege Zeytinyağı Lisanslı Depoculuk” çalışması, piyasadaki fiyat dalgalanmalarının önüne geçmeyi hedefliyor.

Uçar, Avrupa Birliği coğrafi işaret tescili sürecinin de devam ettiğini belirterek şu açıklamalarda bulundu: “Taklit ve tağşiş, yaratmaya çalıştığımız marka ve katma değerin en büyük düşmanıdır. Bu sorununa acilen çözüm bulunması gerekmektedir. Bu konularda kurumlar ile ortak çalışmalar içindeyiz. Ayrıca Ayvalık Ticaret Odası olarak, Avrupa Birliği Ayvalık Zeytinyağı Coğrafi işareti tescili sürecini de en kısa zamanda tamamlamaya çalışmaktayız. Özellikle lisanslı depoculuk uygulaması, ürün arzının planlı şekilde iç piyasaya sunulmasına, fiyatların dengelenmesine ve ihracatçının izlenebilir ve kaliteli ürüne kolay erişimine olanak sağlayacaktır. Bu sistem aynı zamanda piyasadaki spekülatif hareketlerin önlenmesinde de kritik rol oynayacaktır.”

FUAR HABER ONLINE